Miras
Yazdır e-Posta

Bir kimsenin ölümü üzerine vârislerine kalan hak, mal, para ya da borç. Mirasın bir bölümü vasiyet edilen bir kimse ya da tüzel kişiye kalabilir. Yasal mirasçılar, evlât, ana, baba, torun ve diğer birinci dereceden akrabalardır. Ölümden sonra yasal hüküm belirtilmek koşuluyla mirasın tümünü ya da bir bölümünü almak üzere saptanan kimseye, "mansup mirasçı" denir. Tüzel kişilerin miras bırakmaları söz konusu olamaz. Tüzel kişiliğin sona ermesi durumunda ortaya çıkan, miras değil, mal varlıklarının tasfiyesidir. Buna karşılık tüzel kişiler mirasçı olabilirler. Devlet de, yasalarca belirtilen özel durumlarda mirasçı olabilir. Mirasçının tek kişi olması durumunda, mirasın tamamının ona ait olmasına karşın, mirasçının birden fazla olduğu durumlarda miras, yasalarca belirtilen oranlar çerçevesinde bölüştürülür.

Mirasın nasıl bölüştürüleceği ve kimlerin miras dışında kalacakları gibi konuları "miras hukuku" belirler. Miras hukuku, yalnızca miras bırakanın özel hukuk işleriyle ilgilenen bir hukuk dalıdır. Kamu hukukuna ilişkin ölümden doğan sorunlar miras hukukunun dışında kalır. Mirasçının terekedeki (bırakıt) hakkı, onun "miras payı"dır. Medenî Kanun, "zümre sistemi"ni benimsediği için, mirasın paylaşılmasında bu temelden yola çıkılır. Zümrelerden birinde bir mirasçı bulundukça, miras öbür zümrelere geçmez. Miras payı ise, bu zümre içindeki "kök başlarına" göre saptanır. Miras, kaç kök başı varsa, o kadar eşit miktara bölünür. Kökler içinde, alt köklerin bulunması durumunda, o köke geçmiş olan miras payı alt kök sayısınca eşit oranda bölüştürülür.

 

Valid CSS! Valid XHTML 1.0 Transitional

Eğitim ve Ögretim